Hiç kimse görmesin tanımasın beni bu gece çekemem boş muhabbetleri, dokunmayın bırakın kendi halime rüzgar nerden eserse hesap kitap yok bu gece.
Ben yıllarımı kaybettim anılarımı değil. Ben mutluluğu terk ettim. Acıları değil. Ben sevgimi yitirdim. Nefretimi değil. Ben yaşamayı unuttum. Seni değil.
Haram olan çay değil, sensiz içmek. Ağzımdan burnumdan gelmese bile, kalbimden gönlümden geri geliyor her yudum.
Bir gün beni nasıl paslı bir makasla nasıl da derinden budayıp gittiğini fark ettim. Yeni bir filiz veremiysek kadar derindi kesip attıkların. Sensizlikle oluşmuş hastalığıma senin bile çare olamayacağını benim için artık çok gecikildiğini anladım.
İnsanlar mutlaka değişir. Genellikle de asla olmayacaklarını söyledikleri şeye dönüşürler.
Çok uzaktasın beni duymazsın unuttun belki de hatırlamazsın hani derdin ya sen bir tanesin bir tanen burada sen neredesin.
Başım önde bu aralar. Suçlu olduğumdan değil. Görülmeye değer hiç bir şey kalmadığından.
Acı çekiyorum gecenin soğuk havasında acı sözlerinle ısınıyorum senden mahrum sersefil odamda.
Sebepsiz yere ağlamak istedin mi hiç ağlarken boğazına bir düğüm saplandı mı yanağından süzülüp yüreğine düşen her damlada seni seviyorum diye haykırmak geldi mi içinden sevdiğine şimdi de ağlıyorum sevdiğim ama sana değil bir kalemde sildiğin aşkımıza ağlıyor.
Amalarla beni kaybettin keşkelerle kendini mahvedeceksin. Yolun açık olsun biriciğim. Umarım fazla acı çekmezsin.
İyiyim desem yalan olur; kötüyüm desem inancıma dokunur. En güzeli, şükre vurayım dilimi; belki o zaman kalbim kurtulur.
Umurunda değilim biliyorum. Hayatında bir ayrıntı bile olamadım. Geçmişin olamamışken, geleceğin olmak istedim.
Beni sevebilme ihtimalin bile güzeldi. Keşke olabilseydi.
Hala yitik bir kentin yıkık binaları gibiyiz; karışık ve fazlalık.
Geçerdi her şey. Geçip giderdi onca acılı zaman. Ama geçmedi, her neyse işte. Sen şansını ben de mucizemi kaybettim. Affet sevgilim, sen benden, ben bizden vazgeçtim.
Tek başıma değilim, ben ve ümitsiz aşkım var.
Ayrılığın bedelini binlerce kez çekerek ödedim. Bu şehirleri bu sokakları adım adım milim milim boynu bükük gezdim. Şu an ne haldeyim ne dertteyim nerden bileceksin be Gülüm. Onun için en son dileğim seni son kez ölmeden göreyim.
Gülen gözlerim sanma ki bahtiyar, attığım kahkahalarda binlerce gözyaşı var.
Tıpkı nar gibiyim; dışım tek parça, içim paramparça.